27 Nisan 2013 Cumartesi

ANNE

 Cimcimeyi özledim .
Şimdi dedim evde olsaydım,bu güzel hava da dışarı çıksaydık ne güzel olurdu.
Aklımdan bin türlü şeyler  geçti.
Ne zaman yürüdü, 
Nasıl konuştu,
Anne  ilk ne zaman demişti 
Soruları geldi aklıma. 
Ne yemeğini sever,
Ateşi düştüğünde ne ilacı verilir ?
Neden ateşlenmiştir?
Neden ağlar ?
Cevaplarını ben bilirim , bensiz ne yapar ?

En güzel , en tatlı AN ' larında yanında olmak  , bütün -NE sorularına cevap vermek ; ANNE olmak  dedim kendi kendime ....
Çok sıkıldım işte olmaktan , onsuz kalmaktan , yorgun argın eve gidip sorularına cevap bulamamaktan.
Bir sürü ihtimaller koydum önüme.
Bir sürü planlar çizdim kafamda .
En sonurnda karar verdim 
Cumartesi çalışmanın bana  yaramadığına.

18 Nisan 2013 Perşembe

Sahibinden



Bizim klinikte bir Hacı var. Yani herkesin bir lakabı olduğuna göre onun lakabını da Hacı koydum. Zaten hacı, bildiğinde sofu işte.
Gelir gider, bankonun önünden geçer bana hep takılır. Sen nerden buldun bu kocayı der. Çalışan kadına karşıdır sofu işte .
Benim hanım senden şanslı der. Sen burada akşama kadar eşek gibi çalışıyor, akşama gidip bir de evde hizmet ediyorsun, yazık diyor. Zamanında iki işte çalışmış şimdi evini barkını almış, çocuklarını da evlendirmiş. Yorulmuş, yoğurulmuş bir insan.
Bu gün ;sen bu kocayı nerden buldun , daha iyisiydi yok muydu ? dedi.
Bende; valla 10 yıl önce daha iyisi yoktu, tek sıfır buydu dedim.
Sonra aklıma takıldı. Acaba dedim Cemo şimdi gözümde nasıl?
Sahibinden;
Karakaş kara gözlü ve 1,80 boyundadır
Yürüyen aksamında pes planus sorunu dışında sorun yoktur.
Kaporta 10 yıl içerisinde biraz genişlemiş ama görüntü bozulmamıştır.
 Aylık sigara masrafı dışında başka masrafı yoktur.
Az yakar, yer, içer, giyer. Tamamen masrafsızdır.
Rölantiye istediğiniz kadar söylenin, hava filtrelerini istediğiniz kadar tıkayın daima sessizdir.
Rabbim izin verdiği sürece garantilidir.
Ufak tefek diş problemi dışında muayene ihtiyacı yoktur.
 Az kullanılmış, kullanıma hazır ve bir çocuklu satılık kocadır.

Cemoo bunları okumuyor, okusa bu kadar rahat olmazdım sanırım .




17 Nisan 2013 Çarşamba

Bizim evin son halleri

Hep hüzünlerden şikayetlerden bahsediyorum .
Oysa ki hayatımda güzel şeylerde oluyor.
Cimcime harıl harıl 23 Nisan Çocuk şenliği için hazırlanıyor.
Kıyafetler , ayakkabılar ...
Birde ara karnesini aldık.
Okuma yazma iyi diğerleri pekiyi.
Anası da çok okur ama yazmaya gelince hep problem .
Keşke benim kadar okuma isteği olsa içinde.
Ehliyet kursuna yazıldım .
Yazılı sınavdan 90 ların üzerinde puan bekliyorum.
Bir de direksiyon var ki hayırlısı ile bu sabah derslere başladım.
Umarım sınavda yine 90 ların üzerinde olur.
Bundan sonrasıda Cemo'nun alacağı düldüle kalacak .
Düldülü birde bana verirse ; hayallerim çoooook.
Örtger ile Gacet da iyiler ne yapsınlar onlar bana ben onlara katlanıyorum.
Çekişip duruyoruz işte.
Yazmama sebebim :
Başlıkları atılmış yazıların devamının gelmemesi .
Akşamları çorba salata menüsü bile zor hazırlanıyor.
Ama geç saatlerde ben bağlamanın tellerinde Cimcime de su bidonuyla , Cemonun da eşlik etttiği müzik grubumuz bizi çok güldürüyor.
İşte böyle güzel ve hızlı geçiyor günlerimiz .
Hep böyle sağlıklı, güzel geçer inşallah.


8 Nisan 2013 Pazartesi

YAK BİR SİGARA

ALINTI

Bazen diyorum
Yak bir sigara
Acılarını
Gözyaşlarını 
Tutunamadıklarını
Üzüldüklerini
Yıprandıklarını
Yaşadıklarını
Hepsini tek tek çek içine
Bırak sigaranın külüyle yansın hepsi
Tek tek kül olsun  
Çektikçe çek içine
Bitiriyorum sigarayı
Basıyorum tablaya izmariti
Bir bakıyorum ki elimde kül kalmış
Gitmemiş hepsi
Kalmış izleri
Bu efkârın gitmez sigarayla
Sen kolay kolay unutamazsın

5 Nisan 2013 Cuma

Son durum


Dün Cimcime okula gittiğinde ; öğretmeni ona bir matematik kitabı temin etmiş.  Daha sonra sıra arkadaşının kitabı yanlışlıkla çantasına koyduğu anlaşılmış. Akşam eve geldiğinde kitabını bulduğu, öğretmeni önceden bir kitap temin etmiş olduğu için çok mutluydu
Gerginliğim geçti mi?
Doğru olan şeyi yaptım, ama boşuna üzüldüm diyemiyorum. Bu tip eğitimci ve idarecilerin olması ve böyle tepki almış olmaktan çok da hoşnut olmadım.
Aslında beni üzen şeyin; çalışıyor olmamdan dolayı hissettiğim yetersiz anne duygusu, son zamanlarda annemin rahatsızlığı dolayısı ile içinden çıkamadığım, iş hayatına tamam mı devam mı soruları ve kendimi gerçekten çaresiz hissetmem.
Kitap sorunumuz çözüldü. Öğretmen bir kez daha değişmesin diye dua ederken, okul değiştirme konusunda hala kararsızım.
Zaman her şeyi gösterecek.

4 Nisan 2013 Perşembe

BUGÜN, BANA , YİNE BİR ŞEYLER OLDU .


 Dün akşam Cimcime; matematik kitabını okulda kaybettiğini, okulda çantasına baktığında yerinde olmadığını söyledi. Bir önceki akşam Matematik ödevini yapmış ve çantasına yerleştirmişti. 

  Muhtemelen arkadaşlarından biri yanlışlıkla aldı yâda okulda çıkartıp koyduğu yeri unutmuştur diye düşündüm. Okulda kitabın olmadığını fark ettiğinde niye öğretmenine sormadığını, yardım istemediği sordum ama cevap alamadım.

  Matematik kitabı olmayınca haliyle akşam ödevi yapamadık. Sabah saat 7.00’ de okula gittim eğer kitabı okulda kalmış ise bir yere kaldırmışlardır veya sıranın altında olabilir, erkenden kitabı alayım okula gidene kadar dersini yapsın diye düşündüm.

   Hizmetliyi buldum ona kızımın kitabını okulda unutmuş olabileceğini, eğer bulunabilirse almak istediğimi söyledim. Onunda yardımı ile sınıfa girdik sıraların altına ve kitap dolabına baktık. Kitap yoktu. Bende sahibi olmayan kayıp eşyaların toplandığı bir yer olup olmadığını sordum. Tam bu sırada birinci kademeden sorumlu müdür yardımcısı koridorda idi.

Müdür yardımcısına hizmetliye söylediklerimin aynısını söyledim.

-         Hanımefendi siz öğleden sonra gelin bakın dedi.
-         Öğleden sonra çalışıyorum gelemem, hem dersini yapamayacak dedim.
-         Çocuğun sorumluluğu, kaybetmeseydi, bir günde yapmayıversin dedi.

Müdür yardımcısı son cümlesini söyledikten sonra; beynimde kelimeler döndü durdu ve ben arkama bakmadan okuldan çıkıp ağlayarak eve gittim.

Şimdiye kadar eğitimcilerin ağzından en sık duyduğumuz söz şudur ;  ‟aileler çocukları ile ilgilenmiyor”

Ben dersinden kalmasın, sorumluluğunu yerine getirmiş olsun diye uğraşırken bir eğitimci, yöneticinin söylediği bu söz doğrumudur?

Kafam allak bullak oldu. Rehberlik öğretmenini arayıp; yanlış anlama olup olmadığını ve bu durumun nasıl düzeltilebileceğini sordum.

Müdür yardımcısının çocuk sorumluluklarını bilsin diye böyle bir şey söylediğini ( benim kızım 1. Sınıfta okuyor ), çocuklara bunun bir şekilde öğretilmesi gerektiğini, kitap, sahibinin sorumluluğunda olması gerektiğini söyleyip, yapabileceği bir şeyin olup olmadığını sordu.

Kitap eğer arkadaşlarından birinde çıkmaz, bulunmaz ise; yeni bir kitap temin etmek için yardımcı olması konusunda anlaştık.

Eve dönerken; olayı çok mu abarttığımı, uyumsuz bir insan olup olmadığımı düşündüm. İşe gitmek istemedim, çalışan anne olduğum için kendime kızdım, ağladım.  Kızımın 2013-2014 Eğitim yılında bu okulda devam edip etmemesi konusunda iyi bir karar vermem gerektiğini ve bunu nasıl yapacağımı bilmediğim için oturup tekrar halime ağladım.
İşyerindeyim, gerginim, kararsızım.

1 Nisan 2013 Pazartesi

BİR TECRÜBE DAHA


Saatlerin ileri alındığını unuttuğumuz bir Pazar sabahına uyandık. Cemo işe ben ev temizliğine bir saat geç kaldım. Ev temizliği yemek hazırlama, partiye yetişme hepsinin telaşı sardı bir anda bizi. Bir saat geçte olsa, bizim gibi saati bir saat ileri almayı unutanları bekleyip düştük Levent yollarına.

Hamburgeci de ilk doğum günü partisine katıldık. Cimcimenin sınıfından sadece beş davetli vardı. doğum günü sahibi uzak olduğu için kimsenin gelmeyeceğini düşünmüştü gidişimiz tam bir sürpriz oldu.
Anneler alt katta oturdu , bizi kapıda parti sahipleri karşıladı. Doğum günü çocuğu ; bizim çocukları kapıda görünce çok sevindi. Kimse gelmeyeceği için üzgünmüş tam bir sürpriz oldu yani.
Bizim çocuklarda zaten hem annelerle hem hamburgercide oldukları için içleri kıpır kıpırdı. Mekânda ebeveynler alt katta çocuklar üst katta doğum günü partisini kutladılar.
Aileler alt katta hoşbeş sohbet ederken, çocuklarda bol bol eğlendiler. Biz doğum günü sahibinin elinden çıkmış poğaça ve böreğimiz'i yerken içim sızlaya sızlaya kızım hamburgerini yiyip, oyuncağını seviyordu.
Sadece bizim için kesilen doğum günü pastası Burgerci Amca'nın ürünü idi.
Genel olarak kızımın sınıfından ebeveynlerle tanışmış olduğum için sevindim. Birde çocukların arkasından aman terledi mi, aman düşerse diye  yedi yaşındaki çocuğunu rahat bırakamayan anneler vardı. Onlarda kesin bu kadın bu göbeği bu rahatlık sayesinde yapmıştır demişlerdir.

Hani sizde, bizim gibi, bir gün bir hamburgerci'ye doğum gününe katılırsanız ve merak ederseniz;
Ebevenler ayrı çocuklar ayrı katlarda oluyor. Ebeveynler sohbet ederken çocuklara hangi menüleri ve oyuncakları seçeceklerine karar veriyorlar. Siz sohbete devam ede durun onlar hamburgerlerini ve pastalarını yiyor ve arada sırada yanınıza gelip;
- anne balon patladı , -anne onun oyuncağından da istiyorum ,-anne dondurma yer miyiz?
gibi sorularla  yanınıza gelip gidebiliyorlar. Genel olarak söylüyorum çünkü bütün çocuklar aynısını yaptı.
Ebeveynler parti sahibinin fotoğrafçısı olup olmadığına önem vermeksizin çıkıp fotoğraf çekmek için yanlarına gidebiliyorlar.
Partiye katılan  akrabalar , iş arkadaşları ve çocuğun okul arkadaşları ayrı masalarda ayrı sohbetler kuruyorlar.  
Bir Pazar denklemini çözdük , hamburgerci de ilk doğum günü partisine katıldık ve izinli olduğum bir Pazar daha geçti gitti.